Bingöl'ün Sesi Gazetesi Bingöl haberleri

Yalnız Bir Adamdı

Takvim yapraklarının sonbaharı gösterdiği bir mevsimin, hafif ılık bir gecesiydi. Etrafa savrulan sararmış yapraklar gibi sonbaharın hüznü sarmıştı her yanı. Etrafı saran hüzün gökyüzündeki yıldızlara da yansımıştı. Yıldızlar gece parlardı ama nedense o gece hayata küsmüş, yeryüzüne ışık saçmak istememişlerdi.
Bu makale 10 Haziran 2014, Salı 13:22:03 eklenmiş ve 3951 kez görüntülenmiştir.
Narin TENEKECİ

O adam için geceler hep uzun ve sessiz geçerdi. Küçük evinin bahçesinde yalnız başına, tahta sandalyesine oturup, gökyüzünde bulutları kaplayan gri ince bir tülden, siyah beyaz bir film seyreder gibi geçmişini gördü. Yıldızlardaki hüzün, mahzun yüzündeki çizgilerin derinliğine kadar işlemişti. Yalnızdı, yapayalnızdı, yalnızlığın ne demek olduğunu çok iyi biliyordu. Ağaçlardaki yapraklar bile ona yalnızlığında eşlik ediyorlardı, rüzgâra küsmüşlerdi hiç esmiyorlardı.

Hani insan çok sevdiği birini kaybettiğinde, sevgilisinin onu terk ettiğinde, bir dostunun onunla artık eskisi gibi ilgilenmediğinde duyulan yalnızlık var ya, öyle bir yalnızlık değildi onunki. Oysaki onun yalnızlığı, aynanın karşısına geçtiğinde yüzündeki çizgilerdi, gerçekleri gizleyen çizgiler, birden bire kimsesiz kalma, aslında hayatında kimsenin olmadığını görmekti.

Bir kez yalnız kaldı mı insanoğlu, hayatı boyunca yalnızlığın ne demek olduğunu anlardı zaten. Çocukluğunu, gençliğini, sevdiklerini, kısacası yalnızlığını, içinde yılların vermiş olduğu yorgunlukla birlikte yüreğinin bir kenarında sakladı. Bir an hayatından kimlerin gelip geçtiğini hatırlamak, sevdiklerinin, dostlarının birer yıldız gibi kayıp gittiklerini görmek çok acı olsa gerek. Her duyduğu ayak seslerinde pencereye koşup, gelen geçeni seyretmek yalnızlığını bir nebze de olsa unutturuyordu. Çok isterdi yanında bir nefes, kendi sesinden başka bir ses olsun diye. Kemalettin Kamu, “Kimsesizlik” adlı şiirinde demiş ki “Varsın bir bardak su verenim olmasın, biri su yok desin de”.

Geçip giden yılların aynası da onun gibi gerçekleri gizleyemiyordu, her şeyi olduğu gibi gösteriyordu. Aynaya bakarken, her şeye rağmen, tüm olumsuzluklara karşı, o çökmüş omuzlarına direnerek, dimdik doğrularak gülümsedi yalnızlığa sarılarak biraz küskün, biraz kırgın. Akreple yelkovanın birbirini kovalarcasına çok çabuk geçiyordu zaman, her dakika, her saniye ömründen çalıyordu.

En umutsuz zamanlarında karanlığa sığınmak onun için bir kaçıştı. Her doğan günle birlikte hayatında da çok şeyler değişiyordu, sabah olsun istemiyordu, çünkü aydınlıkta ay ve yıldızlar onu yalnız bırakıyorlardı, her günün sabahı boynu bükülüyordu. Her ne kadar kendini zorlasa da gözyaşlarını tutamıyordu. Mevlana ne güzel söylemiş “Yürek yanmayınca göz yaşarmaz” diye.

Hayat onun için her gün yeniden tekrar başlıyordu. Zamanın durmasını çok isterdi. Her sabah hayat o gün başlamasın istiyordu, ama olmuyordu, yapamıyordu, gücü yetmiyordu zamanın durmasına. Ona inat her gün yine yeniden, sıfırdan başlıyordu tüm zorluğuna rağmen. Güneş tüm ihtişamıyla dağların arkasından görünüyor, çıkıyordu gökyüzüne.  

Her gecenin sabahında buruk başlardı güne, geceden kalma hüznün gölgesi halâ üzerindeydi. Tek dostu gecelerdi, karanlık çöktü mü onun için hayat duruyordu, çünkü kulağı rüzgâr sesini duymuyor, gözleri denizi ve gökyüzünü eskisi gibi mavi, yaprakları yeşil görmüyordu, artık hiçbir şey eskisi gibi değildi. Gündüzleri tek dostu vardı, yapayalnız dolaşırken onu adım adım takip eden ve yalnız bırakmayan gölgesi.

Yalnızlık kuytu bir köşeye çekilip, tek başına kara kara düşünmekti, bazen de kalabalık bir dost meclisinde kendini yalnız hissetmekti onun için. Zordu, her şeyden ve herkesten uzaklaşmak, koskoca dünyada tek başına kalmak, evet zordu, çok zordu. Yalnızlık, ah o yalnızlık…..kimi zaman acıyla kimi zamanda tebessümle geçen yalnızlık. Kolay mıydı kalabalık içinde yalnız kalmak, etrafında o kadar insan varken, konuşacak birilerini bulmak, evet gerçekten zordu. Karanlık bir odada yapayalnız kalmış gibiydi. Tüm yaşanmışlara rağmen yine de mutlu görünmeye çalışıyordu, ama yalnızdı.

O adam hep ama hep yalnızdı…….          

Babalar gününüz kutlu olsun.

narintenekeci@hotmail.com

 

 

 

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...

Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Anket

Bingöl'ün Sesi Gazetesi Bingöl haberleri
© Copyright 2017 Bingöl Haber bingölunsesi haber bingöl Gazete . Tüm hakları saklıdır. Bu site bingölun sesi Gazetesi Haber ön muhasebe programı bingöl billboard reklam
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
BİNGÖL HABERİ
bingöl bilgisayar firmaları
bingöl haberleri
bingöl haber