Bingöl'ün Sesi Gazetesi Bingöl haberleri

Bingöl’ü Yönetenlere Açık İkaz, Açık Mektup

Snelman “Beyaz Zambaklar Memleketi” adlı kitapta yazdığı kadarı ile halkına şu şekilde hitap etmiştir.
Bu makale 28 Nisan 2013, Pazar 22:52:14 eklenmiş ve 781 kez görüntülenmiştir.
Veysel Çeliker

“Devletlerin kuvvet ve zayıflığı, milletlerin yükseliş ve gerilemesi, yalnız idare adamlarının ehliyet ve iktidarından veyahut dirayetsizliğinden ileri gelmez. İdare adamları, iyi veya kötü, kahraman veya zalim olsunlar, onlar kendi milletlerinin aynasıdır. Onlar, milli ruhun birer kopyasıdır. Onlar, halkın içinden doğmuştur. Bir toplum nasılsa, yöneticileri de onlar gibidir. İşte bundan dolayıdır ki öteden beri: "Her millet layık olduğu idareye ve yöneticilere sahip olur".

Bu sözlerin doğruluğu idrak eden biri olarak sizler için yaptığımız değerlendirmeden Bingöl halkının da kendisi için bir pay çıkaracağına inanıyorum. Çünkü sizlerin eksikliği, halkın eksikliğidir, sizler halkın aynasısınız ve sizlerde mevcut olan türlü türlü hastalıkların aslına yegâne kaynağı Bingöl halkıdır… Eğer bizler halk olarak kendi durumumuzu düzeltseydik sizlerden de emin olurduk diye düşünüyorum…

 

ADALET VE HAKKANİYET ÖLÇÜLERİNE UYUNUZ

Büyük Önder Muhammed (S) "Hırsızlık yaparak getirilen, kızım Fatıma dahi olsa elini keserdim." diye buyurmaktadır. Öyleyse kendi çocuklarınıza, eşinize, akrabalarınıza başkasının hak ettiği toleransı göstermeyin. Bingöl’deki mazlumlara adaleti çok görüpte kendi yakınlarınıza hakkı olmayanları sunmak ancak ve ancak Allah’a ve Halka başkaldırmak demektir… Ey Bingöl’ü yöneten kardeşlerim bundan vazgeçiniz ve bu terk edişi Allah için yapınız!

BU NİTELİKLER YOKSA YÖNETİCİLİKTEN AYRILINIZ; YOKSA KENDİNİZİ DE, HALKIMIZA DA HELAK EDERSİNİZ!

Bir yöneticide Akl-ı selim sahibi olma, Kabiliyet, Adalet, İlim, Cesaret, Basiret-Feraset, Dürüstlük, Sabır-Sebat, Affetmek ve İstişare gibi nitelikler mevcut olmazsa aldığı sorumluluk nedeniyle kendisini de halkını da helak eder. Bu nedenledir ki yöneticilik pozisyonunda bulunan kardeşlerimizin durumlarını gözden geçirmelerinde fayda vardır.       Eğer sizleri oraya getiren “güç” sadece halk arasında “torpil” denen unsur ise durumunuzu iki kere gözden geçiriniz. Yöneticilik makamında alacağınız 3-5 kuruş fazla para size ancak ağır bir yük teşkil eder. Nitekim yükü daha az olan sırat köprüsünden daha rahat geçer.

HALKA EŞİT MUAMELEDE BULUNUNUZ

Âdil yönetici; Kur'an ve hadîslerde ifade edildiği gibi, kanun karşısında bütün vatandaşların eşit muamele görmesini sağlar. Vatandaşlara farklı muamele etmez. Cenâb-ı Allah, Hz. Dâvud (a.s.)'a şöyle hitab eder:

        "Ey Dâvud! Biz seni yeryüzünde halife yaptık. O halde insanlar arasında hak ve adaletle hükmet. Hevâ ve hevesine uyma, yoksa bu seni, Allah'ın yolundan saptırır. Doğrusu, Allah'ın yolundan sapanlara, hesap gününü unutmalarına karşılık çetin bir azap vardır." (Sâd, 38/28)

İNSANLAR ARASINDA “IRK” AYRIMI YAPMAYINIZ

Değerli yönetici kardeşlerim, ilimizde Cahiliye dönemlerinde kalma “ırkçılık” hastalığı maalesef hala mevcuttur. Bu hastalığın bir davranış hala dönüştüğü kurumlarımız mevcut. Etnik kökenine göre değerlendirmelerin yapılıp “görevlendirme” ve “torpillerin” yapıldığı yerler mevcut. Ama sizler (yani geride kalanlar) bu hastalığa kapılmayınız.

 

Çünkü Rabbimiz biz inananlara:

     "Ey inananlar! Allah için adaleti ayakta tutup gözeten şahitler olun. Bir topluluğa olan öfkeniz, sizi adaletsizliğe sürüklemesin, adil olun; bu, Allah'a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah'tan sakının, doğrusu Allah, işlediklerinizden haberdardır. " (el-Mâide, 5/8) buyurur.

     Âdil yönetici nazarında, bütün vatandaşlar; renk, soy-sop, dil, memleket ve ülke farkı olmaksızın, hukuk bakımından birbirine eşittir. Herhangi bir ferdin, bir zümrenin, bir sınıfın; herhangi bir soyun veya hanedanın, her ne suretle olursa olsun, hiçbir şekilde imtiyazı, farklı durumu yoktur. Kişisel özellikleri ve nitelikleri bakımından da bir kimse, hukuk karşısında, başkasından alt veya üst durumunda olamaz.

     Allah:"Ey iman edenler! Biz sizleri bir erkekle bir dişiden yarattık, tanışasınız diye sizi kabilelere ve oymaklara ayırdık. Şüphesiz ki sizin Allah'a göre en makbul olanınız, Allah'tan en çok sakınanızdır. Allah bilendir, haberdardır." buyurur. (el-Hucurât, 49/13)

SİZLERİ ONLARIN SÖZLERİ İLE BAŞ BAŞA BIRAKIYORUM…

Kur'an; halkların bireysel, toplumsal, siyasi, hukuki ve hayati takvaya ulaşabilmesi için onlardan dünya ekonomisini (nimetlerini) çalışarak büyütmelerini, tabiatı keşfedip insanlığın yararına kullanmalarını, kentleri imar edip güzelleştirmelerini, bahçe, tarla, akan nehirler, deniz, gökyüzü, yıldız ve aya bakarak haz duymalarını, öğüt almalarını, adalete titizlikle riayet etmelerini, hayatı herkes için hoş ve güzel kılmalarını, her türlü bencillik, başkasını görmezlik ve başkasını sınırlamak gibi özelliklerden şiddetle kaçınmalarını istiyor

Kur'an; diyor ki; takvaya (sağlıklı düşünüp sağlıklı yaşamak) ulaşmanın yolu adaleti eksiksiz uygulamaktır.

Kur'an diyor ki; insanlar yalan söylemesin, gıybet etmesin, haset etmesinler ve hayatı içinden takva gibi bir değer aldıkları panayır olarak görsünler. Takva ise, adalet ve insanlara hizmettir

Kur'an diyor ki; bilenler ile bilmeyenler arasında hiçbir surette bir mukayese yapılamaz, onlar birbirine denk değildirler. Bu yüzden cahil adamlara itibar etmeyiniz, görev vermeyiniz.

Peygamber-i Ekrem (s) : “ Bir saat adalet, yetmiş yıl ibadetten daha üstündür ”. (Burada bir dinin bütün dikkati ibadet ve dini uygulamalara yoğunlaştırması gerektiği düşünülürken görülmektedir ki İslam; insan, toplumsal adalet, hayat, geçim ve iktisada, bir saatlik adaleti yetmiş yıl ibadete denk kabul edecek kadar önem vermiştir.)

Peygamber-i Ekrem(s) : “Zenginlerin mallarında muhtaçların hakkı vardır. Aç ve dermansız kalan kimsenin sorumlusu zenginlerdir”.

Peygamber-i Ekrem (s) : Bir tek açın bile bulunduğu yörenin halkı, Allah'ın rahmetinden mahrum kalır.

Peygamber-i Ekrem (s) : Allah'a imandan sonra en akıllı insan halkın sevgisini kazanan ve herkese iyilikle muamele edendir.

Peygamber-i Ekrem (s) : Mazlumun hakkını zalimden alan kimse, benimle cennette aynı makamdadır.

Peygamber-i Ekrem (s) : Borcunu ödeyemeyen borçlu, borcunu ödeyemeyeceğini ispat ettiği taktirde onun borcunu ödemek hakimin görevidir.

Peygamber-i Ekrem (s) : Ey Müslümanlar! İhtiyaç sahiplerinin hakkını veriniz ki namazlarınız Allah katında makbul olsun. (İslam'da namaz dinin direği olarak kabul edilmiştir. Namaz ve ibadet bir Müslüman için Allah katında makbul olduğu zaman değerlidir. Yoksulların haklarını tam olarak verdiğiniz zaman ancak ibadet ve namazınız kabul olur diyen İslam'ın toplumunda bireysel inşayı nasıl gerçekleştirdiğine, şu hassasiyet, zerafet ve sağlamlığa bakınız.

Peygamber-i Ekrem (s) : Ben insanlar arasında adaletle hükmetmek üzere görevlendirildim (Kur'an).

İmam Ali (r.a) : İktidara geçen kimse akraba ve taallukatını etrafına toplamasın ki halkın hakkına elleri uzanmasın ve makamı suiistimal etmesinler.

İmam Ali (r.a) : Müslüman yöneticinin kendisi ve aile yaşantısının, toplumda en yoksul ailenin yaşam standardına eşdeğer olmasını Allah vacip kılmıştır.

İmam Ali (r.a) : Sakın ola, toplumun adaletten başka bir şeyle ıslah olabileceğini düşünmeyesiniz.

İmam Ali (r.a) : Ey İslamî Yönetimin sorumluları! Yetki ve makam görev yapmanız için size verilmiş birer emanettir. Yoksa kamu mallarını yağmalamak için bir fırsat değil…

İmam Ali (r.a) : Piyasaları ve fiyatları kontrol etmek lazımdır. İhanet içinde olan kontrolörleri ise ağır cezalara çarptırmak gerekir.

İmam Ali (r.a) : Eğer Hasan ve Hüseyin (iki oğlu, Peygamber'in de torunlarıdır) bir yanlış yaparlarsa en küçük imtiyaz görmeyeceklerdir.

İmam Ali (r.a) : Ben zayıfların haklarını onların boğazından çekip alıncaya kadar güçlüleri zelil ve hakir yapacağım. Zayıf halkı öylesine güçlü yapacağım ki, bütün haklarına ulaşabilecekler.

İmam Ali (r.a) : Toplumun bilge ve bilginleri Allah katında, kimsesiz yoksulların karşısında sermaye kesiminin mal ve servetinden sorumludurlar                    

İmam Ali (r.a) : Geceleri çıkınız ve ihtiyaç sahipleri uykuda iken onların ihtiyaçlarını görünüz.

Ve tüm bu kanıtlardan sonra inkâr edip bildiği yolu okumaya devam edenler için yapacak ve söyleyecek bir şey de yoktur. Bizler sizleri ancak uyarabilir ve adalete davet edebiliriz…

Saygılarımla


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...

Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Anket

Bingöl'ün Sesi Gazetesi Bingöl haberleri
© Copyright 2017 Bingöl Haber bingölunsesi haber bingöl Gazete . Tüm hakları saklıdır. Bu site bingölun sesi Gazetesi Haber ön muhasebe programı bingöl billboard reklam
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
BİNGÖL HABERİ
bingöl bilgisayar firmaları
bingöl haberleri
bingöl haber