Bingöl'ün Sesi Gazetesi Bingöl haberleri

Dününde Onurlu Duruş Olmayanların, Yarınki Başkanlığında da Hayır Yoktur…

Öğretim yılı başlarında çeşitli nedenlerden dolayı okul öğrencilerini hep bir heyecan içerisinde görürüz. Bu heyecanın oluşmasının bir sebebi de, görevi yaramazlık yapan öğrencilerin isimlerini not ederek, öğretmene bildirmek olan “Sınıf Başkanlığı” seçimidir.
Bu makale 02 Ağustos 2013, Cuma 08:54:29 eklenmiş ve 770 kez görüntülenmiştir.
Veysel Çeliker

Öğretmen için çok sıradan bir olay olmasına rağmen, öğrencilerin günlerce gündeminde olur ve hatta lobi faaliyetleri türünden girişimler bile olur.

Gerçi Öğretmen “Sınıf Başkanını” çoktan seçmiştir... Ama demokrasi eğitiminin de bir gereği olarak Öğretmenin seçtiği başkan adayı, öğrencilerin eliyle resmileştirilir.

Daha açık belirtmek gerekirse, başkan bellidir ve başkanı seçen sistemin sahibi olandır. Sistemin sahibi ise demokrasi (!) yolu ile kendi adamını halka yani öğrencilere seçtirir. Aday adayları arasında bir aday seçen sistem onu halkın önüne koyar ve “başkanını siz seçiyorsunuz “ der. Oysa gerçek öyle değildir…

Bana sorarsanız, hiçbir zaman “Sınıf Başkanı” olayını gündeme getirmedim. Hedef bireylerime “Herkesin başkanı kendisi olmalıdır. Başkasının size yanlışlarınızı, eksikliklerinizi söylemesine gerek yok. Eğer kendinizi sağlıklı bir biçimde yönetebilirseniz herkesin başkanı olabilirsiniz.” öğretisini mutlak suretle sunmuşumdur. Bu nedenle hiç bir zaman “Sınıf başkanım” olmamıştır.

Ama bir gün illaki bir başkan seçmem gerekirse de yapacaklarım şunlardır. Daha doğrusu şudur. Öyle kriterleri çok olanlardan olmadığım için düşündüklerimizi rahatlıkla ifade edebileceğime eminim.

Başkanlık dediğimiz konumun görevi “hizmet etmektir”. Ayrım gözetmeden, çalmadan, yalan söylemeden, hor görmeden hareket etmektir. Tabi bu kriterleri başkan seçildikten sonra yerine getirip-getirmemesinden ziyade başkan seçilmeden önce hangi kriterlere göre yaşadığı çok daha önemlidir.

Hele bir başkan olayımda “hizmet ederim” çıkışıyla önümüze gelenler ancak yalancıdırlar. Geçmişinde, zorlu günlerinde yahut tek başına olduğu günlerde nasıl yaşadığı sorusuna alınacak cevap aslında en büyük değerlendirme ölçütüdür.

KİŞİNİ YAPTIKLARI, YAPACAKLARININ GARANTİSİDİR

Bir zamanların meşhur propaganda cümlesi olan “Yaptıklarımız, yapacaklarımızın garantisidir”  cümlesi bizlerin doğru başkanı seçmesinde önemli bir kriterdir. Geçmişinde dikili bir ağacı olmayan kişinin “ben başkan olursam her yere ağaç dikeceğim” cümlesi yalandır. Yoksullarla sofrasını paylaşmamış birisinin “bütün yoksullara yardımcı olacağım “demesi ancak “kendisine attığı bir iftiradır.” Ölçüyü ve tartıyı eksik ölçen birisinin “adil olacağım” cümlesi de ancak ve ancak palavradır. Yani, kişi dün ne ise yarında odur… Geçmişte yalancı ise, yarın da yalancıdır…

YAPTIĞI İŞİ İYİ YAPANLAR, BAŞKANLIĞI DA İYİ YAPARLAR

Eğer benim önüme bir çöpçü “başkan adayı” olarak gelirse, onun görev mahalline bakarım. Sorumluluğu altında olan sokağın temizlik durumuna bakarım. Eğer sokak sakinleri de “işini dört dörtlük yapıyor, görevinin hep bilincinde oldu, sokaklarda hiçbir zaman toza-dumana-çöpe denk gelmedik” derlerse ben bu çöpçüden emin olurum ve “başkanım” olmasında bir sakınca görmem…

Eğer benim önüme bir esnaf “başkan adayı” olarak gelirse, onun ticaret hayatına bakarım. Halka karşı dürüst davranmışsa, ürününü satmak için yalana başvurmamışsa, hileye kaçmamışsa ve insanları mağdur etmemişse başkan olmasında hiçbir zarar yoktur.

Tabi bu kriterler herkes için geçerlidir; geçmişi, duruşu ve “zulüm karşısında durduğu pozisyon” onun gelecekte nasıl davranacağına dair bütün cevapları almamızı sağlar. Örneğin zulüm karşısında susup, “eğer karşı çıkarsam, başkanlığıma mani olur” diyenler yarın başkan olduktan sonrada “zulüm karşısında susarlar”…

Geçmişinde iyi bir yere gelmek için üsttekilere dalkavukluk yapanlar, başkan olduktan sonra bir üst tabakaya geçiş yapabilmek için dalkavukluk yapmaya devam ederler…

Kısacası, dününde onurlu duruş olmayanların, yarınında da hayır yoktur… Bu nedenle “benim başkanım” olacak kişinin geçmişi beni daha çok ilgilendirdiği gibi benim için en büyük ölçüttür… Eğer geçmişinde Allah’ı düşünerek adım atıp halkına karşı dürüst olmuşsa, yarın başkan olduktan sonra da öyle olacaktır. Yok, her türlü üçkâğıtçılığına, yalana ve dolana rağmen önümüze gelerek “hele bir başkan olayımda bakarız” derse o zaman ne biz hayır görürüz ne de o…

Ve işte bunlar da bizim kriterlerimiz, kapımızı çalmadan önce geçmişinize bakın ve kendinizden eminseniz buyurunuz…

İNSANIN TERCİHİ ONUN FELAKETİ DE OLABİLİR

2 kişilik çekirdek bir aileden tutunuz, bir ülkeye kadar olan silsilede söz konusu unsurların saadeti, gelişimi ve geleceği bu unsurların başında olan kişilerin kabiliyetleri ile belirlenir. Genelde “başkan” olarak tabir ettiğimiz bu karakterlerin yaşam tarzları yönetim şekillerine yansıdığından dolayı yapılacak başkanlık seçimlerinde karar mekanizmasında reyi olanların tarihsel bir sorumluluğu vardır. Bu tarihsel sorumluluk aynı zamanda bir vebal pozisyonundadır. Eğer yetkilendirdiğiniz kişi zulüm ediyor ve hak yiyorsa bu gaspa “siz de ortaksınız”, demektir. Yahut insan kanının dökülmesinde bilerek-bilmeyerek rol alıyorsa dökülen kanda “sizin de payınız var”, demektir…

celikerveysel@hotmail.com


 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...

Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Anket

Bingöl'ün Sesi Gazetesi Bingöl haberleri
© Copyright 2017 Bingöl Haber bingölunsesi haber bingöl Gazete . Tüm hakları saklıdır. Bu site bingölun sesi Gazetesi Haber ön muhasebe programı bingöl billboard reklam
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
BİNGÖL HABERİ
bingöl bilgisayar firmaları
bingöl haberleri
bingöl haber