Bingöl'ün Sesi Gazetesi Bingöl haberleri

Ramazan Yardımları ve Şovmenlik Kültürü

İlahî hikmetin gereği, insanlar şekil, kuvvet ve zekâ yönünden farklılık arz ederler… Bunun neticesi olarak insanlar arasında çalışma hayatında, zenginlik ve makamda da farklılıklar ortaya çıkıyor. Servetinin hesabını bilmeyenlerin yanında yoksulluk ve sıkıntılarını ne zaman ve nasıl gidereceklerini bir türlü kestiremeyenlerin sayısı da pek çoktur. Hatta tek bir insanın hayatı bile daima aynı istikamette seyretmeyebiliyor. Zengin iken fakir düşen, fakir iken zenginleşen nice insanlar vardır.
Bu makale 05 Ağustos 2013, Pazartesi 01:10:25 eklenmiş ve 801 kez görüntülenmiştir.
Veysel Çeliker

Aslında, göklerin ve yerin serveti ve hazinesi Allah’ındır. Geçici bir müddet için bunun bekçiliğine memur ettiği kimseler cimrilik edip, ondan sadece kendileri faydalanmaya kalkışırlarsa bu, onların iyiliğine değil; bilakis hem bu dünyada, hem de öbür dünyada felaketlerine sebep olacaktır.

Bu hususu Yüce Mevla’mız şu şekilde ifade buyurmaktadır: “Allah’ın lütfederek bol bol servet verdiği kimseler cimrilik gösterirlerse, bunun haklarında hayırlı olacağını sanmasınlar. Bilakis bu, onlar için pek kötü olacaktır. Kıyamet gününde cimrilik ettikleri şey boyunlarına dolanacaktır.” (Âl-i İmran Sûresi, 3/180)

Zekât ve sadaka vermek, malını Allah için harcamak insanın izzet ve şerefini yükseltir. Zira asıl şeref ve izzet yemekte değil; yedirmektedir. Peygamber Efendimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) “Veren el, alan elden üstündür.” hadisi de bu hususu teyit etmektedir.

Burada şunu da belirtelim ki, yardımlaşmada ölçü, Allah rızası olmalıdır. Yüce Yaratıcı, bu hususa şu ayet-i kerimede dikkat çekerek şöyle buyurmaktadır:

Allah’ın rızasını kazanmak ve ruhlarındaki cömertliği kuvvetlendirmek için mallarını hayra sarf edenlerin durumu, bir tepede kurulmuş güzel bir bahçeye benzer ki, üzerine bol yağmur yağmış da iki kat ürün vermiştir. Bol yağmur yağmasa bile bir çisinti düşer de yine ürün verir. Allah yaptıklarınızı görmektedir.” (Bakara Sûresi, 2/265)

Bunun tam aksine gösteriş için yapılan yardımlaşmanın kabule şayan olmayacağı, başkalarını minnet altında bırakarak eziyet etmek ve başa kakmak için verilen sadakaların boşa gideceği de şu ayette açıkça ifade edilmektedir:

Ey iman edenler! Allah’a ve ahiret gününe inanmadığı hâlde malını gösteriş için harcayan kimse gibi, başa kakmak ve incitmek suretiyle, yaptığınız hayırlarınızı boşa çıkarmayın. Böylesinin durumu, üzerinde biraz toprak bulunan düz kayaya benzer ki, sağanak bir yağmur isabet etmiş de onu çıplak, pürüzsüz kaya hâline getirivermiştir. Bunlar, kazandıklarından hiçbir şeye sahip olamazlar. Zira Allah inkârcıları emellerine kavuşturmaz.” (Bakara Sûresi, 2/264)

Bu konuda dikkat edeceğimiz diğer bir husus da Allah yolunda harcamayı, şahsen beğenmediğimiz adi ve basit şeylerden değil de mallarımızın iyi ve helallerinden yapmamızdır.

Nitekim şu ayette bu hususa dikkat çekilmiştir. “Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve rızık olarak yerden size çıkardıklarımızdan hayra harcayın. Size verilse, gözünüzü yummadan alamayacağınız kötü malı, hayır diye vermeye kalkışmayın. Biliniz ki Allah, zengindir, övgüye layıktır.” (Bakara Sûresi, 2/267)

BİNGÖL’DEKİ BAZI KURUMLARIMIZ VE STK’LARIMIZ KÖTÜ ÖRNEK TEŞKİL EDİYORLAR

Kurumların ve STK’ların Ramazan ayı içerisinde veyahut diğer zamanlarda yiyecek, giyecek kampanyalarında bulunmaları asli görevlerindendir. Özellikle STK’larımız kuruluş amaçlarına uygun olarak bu yardımları sadece Ramazan ayına özgü olarak değil düzenli periyotlarla yapmalıdırlar.

Hatta kurumlarımız ve STK’larımız gerçekleştirdikleri etkinlikle alakalı olarak basını bilgilendirmelidirler. Çünkü dernek üyelerine karşı sorumlulukları vardır. Derneğe yardımda bulunan ve gönül verenlere “desteklerinin yerini bulduğu” mesajı verilmelidir. Bu nedenle kampanya hakkında özet bir bilgi paylaşımında bulunulması gereklidir.

Buraya kadar herhangi bir sıkıntı yok. Ama yapılan yardımlarda yardımları alanların hiçbir şekilde teşhir edilmemesi gerekir. Bırakın fotoğrafını yaşadığı mahalleyi bile teşhir etmemek gerekir. Üstte de belirttiğimiz gibi bu tip hareketler bütün hayrı öldürdüğü gibi kişiyi günahkâr yapar.

BU YAZI NEDEN KALEME ALINDI?

Geçenlerde bir basın mensubu arkadaşın “Hocam, 3 torba makarna dağıtan kişi bunun haberleştirilmesini istiyor” sözüne ve ispatına ek olarak Bingöl İl Müftüsünün Vakıf imkânlarıyla yardım ettiği yaşlı bir vatandaşla “Askerlik Hatırası” pozu vermesi ve sonrasında Genç ilimizde Ramazan ayına özel olarak “Un” yardımında bulunan Sydv adlı kurumun yardımda bulunduğu kişileri web sitesinden yayınlamasının insanlarımıza kötü örnek teşkil ettiğini ve kendilerine bilerek-bilmeyerek günaha soktuğunu gördüğümüzden dolayı bir uyarı amacıyla kaleme alınmıştır. 

Ve son olarak Mark Twien’in “Kişilere hatalarını söylemezseniz, zamanla hatalarını hüner zannederler” sözünü de hesaba kattığımızda bu olumsuz örneklerin bir hüner olarak görülmemesi için yazılmıştır.

 

celikerveysel@hotmail.com

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...

Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Anket

Bingöl'ün Sesi Gazetesi Bingöl haberleri
© Copyright 2017 Bingöl Haber bingölunsesi haber bingöl Gazete . Tüm hakları saklıdır. Bu site bingölun sesi Gazetesi Haber ön muhasebe programı bingöl billboard reklam
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
BİNGÖL HABERİ
bingöl bilgisayar firmaları
bingöl haberleri
bingöl haber